Kış Aylarından Hastalıklardan Korunmanın Yolları

Kış aylarının en çekilmez yanı da sürekli tekrarlayan hastalıklardır. Bu nedenle uzmanlara kış aylarında hastalıklardan korunmanın yollarını sorduk ve bu altın değerindeki cevapları sizlerle paylaşmaya karar verdik. Öncelikle hastalıklarla ilgili en sık söylenen yanlışla başlayalım. Bu yanlış çocuklardan tutun da yetişkinlere kadar tüm herkesi etkileyen grip, nezle, zatürre, öksürük gibi hastalıkların varoluş nedeni. Genelde herkes bu hastalıklara soğuk havanın neden olduğunu ve sadece soğuk hava yüzünden hastalanıldığını düşünür.

Kış Aylarından Hastalıklardan Korunmanın Yolları

Elbette soğuk havanın etkisi de var, ancak uzmanlar özellikle kapalı alanlara dikkat çekiyorlar. Çünkü açık alanda gezen birinin kapalı alanlarda gezen birine oranla hastalanma oranı daha düşük. Yani anlayacağınız üşümemek ve hasta olmamak için tercih ettiğimiz o kapalı alanlar aslında adeta hastalıkları bünyesinde barındıran bir mikrop yuvası. Bu nedenle Avm gibi kapalı alanları tercih etmek yerine kışın açık alanları tercih etmek hastalıklardan korunmak için daha etkili bir çözüm.

Gelelim hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız sorusuna. Yapılan araştırmalarda grip mikrobunun en çok barındığı yerlerden birinin alışveriş arabaları olduğu saptanmış. Bu nedenle öncelikle marketlerde geçirdiğiniz zamanı mümkün olduğunca kısa tutun ve marketten çıktığınızda ellerinizi muhakkak bir antibakteriyel jel ile iyice temizleyin.

Sağlık için gittiğiniz spor salonları sizi daha da hasta edebilir. Bunun nedeni ise kapalı olan spor salonlarında soğuk algınlığına ve gribe neden olan mikrobun çok kolay üreyebilmesi. Gene yapılan araştırmalar sonucu bu mikrobun en çok olduğu yerlerden biri spor salonları olarak saptanmış. Bu nedenle sporunuzu mümkünse açık havada yapmaya çalışın.

hastalıklardan korunmak için neler yapmalıyız

Boğaz ağrısı kışın en nefret ettiğimiz ve hayatımızı adeta kabusa çeviren korkunç bir rahatsızlıktır. Genelde kışın kendini gösterir ve bazen şiddetlenir nefes bile alırken gözümüzden yaşlar gelir, bazense hafif bir uğrar ve gider. Bu tamamen hastalığın tipine ve vücudumuzun direncine bağlıdır. Peki nasıl vücudumuza ulaşır bu hastalık. Diyelim bir restauranta gittiniz ve masaya dokundunuz, ancak o masada streptotok bakterisi var. İşte geçmiş olsun artık o bakteri sizin elinizde ve adeta bir patlamaya hazır bomba gibi. Siz onu göremediğiniz için çaresiz ve savunmasızsınız.

O ise bir an önce gitmek istediği yere yani boğazınıza gitmek için sabırsız. İşte onu yok etmek aslında sizin elinizde. Burada hastalıklardan korunma yolları nelerdir sorusu geliyor akla. Cevap aslında hep aynıdır ama hep atlarız. Ellerin sık sık ve bol bol yıkanması gerekir. Ya da her zaman çantanızda bir antibakteriyel jel bulundurmalısınız. Ellerinizi sıcak suda 20 dakika güzelce yıkadığınızda bahsettiğimiz bu mikroplar ellerinizden sabunla beraber akıp gidecektir.

hastalıklardan korunma yolları nelerdir

Yapılan bir araştırmada mikropların vücudumuza en çok ağız, göz ve burun yoluyla girdiğini göstermiştir. Peki bu mikroplar buralara nasıl ulaşıyor. Cevap oldukça acı. Çünkü bu mikropları buralara biz kendi ellerimizle sokuyoruz. İnsanların ellerini saatte 3 kez yüzünde gezdirdiklerini biliyor muydunuz. Yüksek ihtimalle siz ve çocuğunuz da bunu yapıyor. İşte bu hareket sonrası ellerimizde yer alan tüm mikroplar kolayca istedikleri yerlere ulaşabiliyorlar. Bu nedenle özellikle kış aylarında ellerimizi yüzümüzden mümkün olduğunca uzak tutalım.

Elbette hastalıklardan korunma konusunda beslenmeye değinmeden olur mu? Kesinlikle olmaz. Hastalıklardan korunmanın yegane kuralı gerekli hijyenle beraber vücudu hastalıkları yenebilecek kıvama getirebilmek yani iyi beslenmektir. Kahvaltı her zaman söyleriz günün en önemli öğünüdür. Hem kendiniz hem de çocuklarınız için güne asla kahvaltısız başlamamayı bir alışkanlık haline getirin. Kahvaltınızda her gün bir yumurtanız ve taze sıkılmış portakal suyunuz kesinlikle olsun.

Deniz ürünleri özellikle hastalıklara karşı vücuda harika bir direnç kazandırır. Hastayken de vücudun o hastalıkla daha iyi savaşmasında da destek olur. Aynı şekilde yağsız et de bu konuda vücut için son derece faydalıdır. Sert kabuklu çerezler de gene aynı şekilde kışın vücudun direncini arttırır. Yeterli miktarda meyve ve sebze tüketiminize de kesinlikle önem verin.

Yapılan araştırmalarda mutlu insanların bağışıklık sisteminin, mutsuz insanların bağışıklık sistemine oranla çok daha güçlü ve çok daha iyi olduğunu göstermiştir. Unutmayın kanser gibi kötü hastalıklarda da bağışıklık sisteminin önemi çok büyüktür. Bu nedenle ne yaşarsanız yaşayın mutluluğunuzu kimsenin bozmasına izin vermeyin. En önemli zenginliğinizin sağlığınız olduğunu asla unutmayın.

loading...

Yorum Yazın